Varis

Varis

Bacaklarımızdaki toplardamarların uzamış, genişlemiş, kıvrılmanmış, kapakçıkları yetersiz hale gelmesine varis denir. Varis vücudumuzdaki tüm yüzeyel toplardamarlarda olabilir, ancak varis deyimi sadece bacak toplardamarları için kullanılmaktadır.

Bacak toplardamarları yüzeyel ve derin toplardamar sistemleri ve bu iki sistemi bağlayan birleştirici (kominikan) toplardamarlardan oluşur. Toplardamarlar kanın kalbe geri dönüşünü sağlayan bir sistemdir. Temiz kan kalbimizin pompa etkisi ile atardamarlar aracılığı ile vücuda kolayca yayılır, ancak kirli kanın toplanması daha pasif bir sistemle olur ve bu sistem en çok bacaklarımızda zorlanır. Bu sistemin en önemli elemanı bacak kaslarının kasılmasıdır. Ayrıca toplardamarların içindeki kapakçık sistemi ve atardamar basıncının kılcal damarlara yansımasıda kanın geri dönüşünü kolaylaştırır. Bu nedenle hareket, toplardamarların boşaltılmasında en önemli faktördür.

Varis'in nedenleri

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, varis oluşumunda şu nedenlerin rol oynadığı belirtilmektedir.

Yaş: Yaş ilerledikçe özellikle 40 yaşın üzerinde, toplardamarların ve kapakçıklarının zayıflamasına bağlı olarak daha sık varis görülür.
Cinsiyet: Kadınlarda, kadının alt karın içi organlarının ve toplardamarlarının yapısı ve adet sırasında kanın geri dönüşündeki artış gibi nedenlerle daha sık görülmektedir.
Kalıtım: Varisli anne ya da babanın çocuğunda varis görülmesi olasılığı yüksektir. Bu toplardamarın doğumsal olarak zayıf geliştiğini düşündürmektedir.
Gebelik: Gebeliğin özellikle ilk aylarında ortaya çıkmaktadır. Bunun kesin nedeni izah edilememekle birlikte, oluşan hormonal değişiklikler ve ana rahminin büyümesi ile kanın toplardamarlardan aşırı geri dönüşü ve o bölgede göllenmesi, sonucu olabileceği söylenmektedir.
Şişmanlık: Şişman insanlarda karın içi basıncın fazla oluşu ve bunun toplardamarlar üzerine yaptığı baskı nedeniyle eğer kişisel bir yatkınlıkda varsa varis görülme olasılığı sıktır.
Meslek: Uzun süre ayakta kalmak zorunda kalan kişilerde varis daha çok görülmektedir.
Ayrıca enfeksiyon, travma, çorap lastiği gibi çeşitli nedenlerin varise yatkınlığı olan kişilerde varis gelişmesini kolaylaştırdığı söylenmektedir.

Buraya kadar anlatılanlar asıl konumuz olan primer (birincil) yani sadece yüzeyel toplardamarların kendini ilgilendiren varisleri özetlemektedir. Sekonder (ikincil) varisler derin toplardamarların pıhtı ile tıkanması ve kapakçık sistemlerinin bozulması ile ortaya çıkar.


Varis’te görülen şikayetler

Cilt altında çeşitli büyüklüklerde kıvrılmış, uzamış solucan tarzı toplardamarların görünümü; bu özel görünümü nedeniyle varisleri tanımak kolaydır. Bazende örümcek ağı tarzında çok küçük damar genişlemeleri şeklinde ortaya çıkabilir.


Bacaklarda ağırlık hissi; ileri derecede genişlemiş varislerde kanın bacaklarda aşırı birikmesi sonucu olur.
Bacakta bölgesel ağrılar; küçük toplardamarların gerilmesine bağlı olabilir, başka türdeki ağrılarda altta yatan başka nedenler mutlaka araştırılmalıdır( atardamar problemleri, romatizma, bel fıtığı v.s.).
Gece krampları; toplardamarlardaki kirli kanın birikmesine bağlı, bazı maddelerin salınımı ve kas dokusunda yeterli temiz kanlanamama nedeniyle olduğu belirtilmektedir.
Bacaklarda ödem; genelde hafif bir ödem ve şişlik olur. Gün boyu ayakta kalanlarda akşama doğru ortaya çıkar, bacaklar yukarı kaldırılınca kaybolur.
Bacaklarda yanma hissi, kaşıntı; alerji gibi bacaklarda kırmızı döküntüler, lekeler, kaşıntılı lezyonlar olabilir.
Varis kanaması; ileri derecede genişlemiş varisler hemen cilt altında olduğundan ve çok zayıf cidarlı olduklarından basit hareketlerde hatta uykuda kanama yapabilir. Farkına varılmazsa ciddi kanamalar olabilir.
İyileşmeyen yaralar; bir travma, darbe sonrası yada ileri toplardamar yetersizliğinde kendiliğinden açılan yaraların, varisli bacaklarda iyileşmesi çok zor olabilir ve özel bir tedavi gerektirir.
Psikolojik bozukluklar; varisin çirkin görünümü, devamlı varis çorabı giymek kişide psikolojik bozukluklara yol açabilir.


Tedavi Yöntemleri

  1. Skleroterapi, varislerin az ve küçük çaplı olduğu durumlarda uygulanabilecek bir tedavi yöntemidir ve toplardamarların içine şırınga ile büzücü bir maddenin verilmesi esasına dayanır. Skleroterapi çok ince uçlu enjektörler yardımı ile varisli damarın içine sklerozan denilen, damarı büzücü etkiye sahip maddelerin damar içine verilmesi esasına dayanır.
    Skleroterapi seanslar halinde önerilir, her seans ortalama 20 dk. kadar sürüyor ve eğer iki bacakta varis varsa her seansta ayrı bacağa uygulama yapılır. Seansların tamamlanması varisin bacaktaki yaygınlığına göre değişiyor ve her seans sonrası yüksek basınçlı çorap veya elastik bandaj ile bacakta kompresyon sağlanıyor, seanslar bittikten sonra daha düşük basınçlı çorabın 1 ay kadar giyilmesini tavsiye edilir.
    Seanslar devam ederken işe ara vermek gerekmiyor, bacakta bandaj yada çorap olduğu sürece günlük hayata normal devam edilebiliyor.
  2. İlaç tedavisi, varise bağlı bacaklarda şişlik, ağrı, gece krampları olan hastalarda, toplardamar duvarını güçlendiren ilaçlar belli dönemlerde faydalı olabilmektedir.
  3. Lazer tedavisi, çeşitli varisleri oldukça başarılı biçimde imha etmektedir. Günümüzde geliştirilmiş olan 10 çeşitten fazla lazer sistemi ile farklı derecede ve farklı derinlikteki varisler herhangi bir hasar ve yan etki oluşturmaksızın tedavi edilebilir. Varis tedavisinde geliştirilen lazer çeşitleri tıpta en geniş lazer alanlarından biri olup bu alanda neredeyse herhangi bir eksiklik bırakmamıştır. Kısa dalgaboyu olan "KTP" ve "Flash lamp pulsed dye laser" sistemleri derinin daha yüzeyel katmanlarda yerleşmiş, çapı 0.1 ile 1 mm arasında olan daha ince damarlarda ilk seçenek iken Nd:YAG ve 808 nm Diode gibi uzun dalgaboyuna sahip olan diğer lazer sistemleri daha derin yerleşimli, çapı 0.3 ile 5 mm arasında olan daha kalın varisleri ortadan kaldırmaktadırlar. Tedavi süresi ve seansları, hastanın cilt tipine, damarın çapına, derinliğine ve yayılımına göre değişebilir. Çoğu zaman tek seans tedavi yeterli iken daha derin ve kalın çaplı varislerde 3-5 seans uygulama gerekebilir. Uygulama hızlı ve bir kaç dakikada gerçekleşmektedir. İşlem öncesi herhangi bir hazırlık gerekmemekte, ancak kan sulandırıcı ilaçlar bütün müdahalelerde olduğu gibi bu uygulamadan bir hafta öncesinden alınmamalıdır. İşlem öncesi ve sonrası bir haftaya kadar güneş ışınlarından uzak kalınmalı uygun güneş koruyucu ürünler kullanılmalıdır.
  4. Cerrahi tedavisi, varisin cerrahi tedavisinde önceleri mutlaka yapılması önerilen ve stripping adı verilen yöntem bugün büyük safen toplardamarındaki yetersizlik olmadığı durumlarda artık tercih edilmemektedir. Stripping denilen yöntemde, büyük safen toplardamarı (vena safena magna), kasık ve ayak bileğine açılan yaralardan damar içine gönderilen çelik bir tel ile çekilerek çıkartılırdı. Oldukça kaba bir cerrahi yöntem olması ile birlikte, hastane kalış sürelerini uzatması, genel anestezi ile yapmanın daha uygun olması ve varisin belli durumları dışında tedavisinde ek bir fayda sağlamaması nedenleriyle, zaman içinde yine bazı belli gereklilikler dışında terk edildi.
    Zamanlamaya gelince genelde her mevsim yapılabilmekle beraber, operasyon sonrası dönemde elastik bandaj ya da yüksek basınçlı çoraplar gerektirmesi nedeni ile aşırı sıcakların olduğu yaz mevsimlerinde yapılması önerilmemektedir.
    Operasyondan sonraki 10 gün boyunca elastik bandaj yada basınçlı çorap kullanılması mutlaka gereklidir. Hastanede kalmanın gerekmediği operasyonlarda, operasyon sonrası 3-4 günlük ev istirahati genelde yeterlidir, bu istirahat sonrasında eğer mecburiyet varsa, bacaklarda varis çorabı olmak koşulu ile iş hayatına dönülebilir. Ancak çok fazla ve büyük varislerin çıkarıldığı, genel anestezi ile operasyonun gerçekleştirildiği veya stripping yapılması (bkz. yukarı paragraf) gerektiği durumlarda hastanede bir gece kalış ve ilk iki günü yatakta olmak koşulu ile 1 hafta ev istirahati uygundur. Bu durumda operasyon sonrası ilk iki gün mümkün olduğunca yatakta ayakları hafif yüksekte tutarak, istirahat etmek faydalıdır.
    Banyo, operasyon sonrası 2. günde yapılabilir. İlk bir hafta içinde sadece duş alma şeklinde ve aşırı sıcak su kullanmadan yapılmalıdır.
    Operasyon sonrası eğer bir problem yoksa 2. günde doktor kontrolü, daha sonra 1. haftada 2. kontrol ve dikişlerin alınması, 10. günde son kontrol ve basınçlı çorap yada elastik bandajların çıkarılması ayrıca sonrası için neler yapılması gerektiğinin konuşulması şeklindeki bir takip şeması tarafımızdan önerilmektedir.

    Varis Çorapları

    Varis hastalarında, varise bağlı şikayetleri önlemede ve anlatılan tedavi yöntemlerine yardımcı olarak her zaman iyi bir varis çorabının giyilmesi çok önem taşımaktadır. Çorap mümkün olduğu her zaman giyilmelidir ve giyerken önemli olan noktalar şunlardır;
    Sabah yataktan kalkmadan giyilecek,
    Yatakta iken ayaklar 3-4 dk. yüksekte tutularak (iki yastık üzerine konabilir) toplar damarların kısmen boşalması sağlanacak,
    Çorap bu pozisyonda giyilecek ve ayağa kalkılacak,
    Bütün gün ayakta kalan çorap gece çıkarılıp yatak başucuna konacak.
    Varis çorapları değişik doku ve renklerde ve farklı basınçlarda üretilmektedir, artık günlük kıyafetlerle giyilebilecek ince dokulu ve özel renkli uygun çoraplar mevcuttur. Basınçlarına göre çoraplar 4 gruba ayrılır,
    Class 1, 20-30 mmHg basınçlı, hafif yüzeyel etkili
    Class 2, 30-40 mmHg basınçlı, orta etkili
    Class 3, 40-50 mmHg basınçlı, kombine yüzeyel ve derin etkili
    Class 4, >50 mmHg, çok derin etkili çoraplar.
 
 
 
 
   Bizi Tanıyın
   Dr. Şehriyar Nazari
   Kampanyalar
   Site Haritası
 
 
 
 

Dr. Şehriyar NAZARİ
İstanbul Şafak Hastanesi Dermatoloji Ünitesi
Eski Edirne Asfaltı No 124 500evler GOP    İSTANBUL
Tel:
 0212 530 6474 Pbx     e-posta: dermatoloji@istanbulsafak.com

 
Web Danışmanlığı: Webimbenim